Okul Düzenlemeleri

Hizmetlerimiz

Okul Düzenlemeleri

Okul Ergonomisi

Okul ergonomisinin uğraşı alanı, okulu ve okulda düzenlenen öğretme-öğrenme etkinliklerini, öğrencilerin özelliklerine göre ayarlamak­tır. Bu kavramın doğuşunda, çocukların biyolojik ritmi ile okulda uy­gulanan öğretim ritmi arasındaki ilişkiye dikkati çeken ve okullarda öğrencilerin yorgunluğu üzerinde çeşitli araştırmalar yapan Batılı okul hekimlerinin büyük katkıları olmuştur.

Nasıl ki ergonomi birey ile çalışma arasındaki ilişkileri inceli­yorsa, okul ergonomisi de çocuk ile onun eğitimi için düzenlenen öğretme ortamı arasındaki etkileşimle ilgilenecektir.

Okul ergonomisinin amacı, öğretme-öğrenme etkinliklerinde ve­ rimi arttırmak, yani öğrencinin başarılı olmasını sağlamaktır. Bu ne­denle öğrenmenin maksimum düzeyde meydana geleceği koşulları açıklamak, öğrencileri eğitimin özel amaçlarına ulaştıracak öğrenme ortamının etkili bir biçimde düzenlenmesine katkıda bulunmak, okul ergonomisinin önde gelen görevleri arasındadır. Ayrıca okul ergono­misinin ilgilendiği konular arasında öğrencilerin biyolojik, psikolojik, zihinsel ve toplumsal gelişim özellikleri, sağlığı ile öğretme ortamı­nın düzenlenmesinde kullanılacak çeşitli eğitim araç ve gereçlerinin tasarımı da yer almaktadır.

Öğrencinin öğretme ortamı ile etkileşiminde iki koşul söz konusudur. Bunlardan biri, öğrencinin kendi iç koşulları, diğeri de et­kileşimde bulunduğu çevre ya da dış koşullardır. Dış koşular: öğ­rencinin öğrenmesini sağlayan uyarıcılar takımı olarak düşünülebilir.


Okul Düzenlemeleri
Düzenlemeler

Ergonomi kavramı, özellikle öğrenme ortamları için düşünüldüğünde, bina derslik ve laboratuar gibi alanların düzenlenmesinde öncelikle kullanım alanı bulması gereken uygulamalı bir bilim dalıdır. Ergonomik düzenleme ile verimlilik artarak öğrencilerin insancıl ortamlarda eğitim almaları sağlanabilir.

Eğitim ortamı, eğitim etkinliklerinin oluştuğu alan, personel, araç-gereç, tesis ve organizasyon gibi ögelerin eğitsel iletişim ve etkileşim için bir araya geldikleri çevredir. Öğrencinin başarısı açısından bunların uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.

Öğrencilerin başarısına doğrudan etki eden fiziki ortamı; öğrenci sayısı, sıraların yerleştirme düzeni, öğrencilerin oturuş biçimi, ışığın giriş yönü, aydınlatma durumu, ısıtma durumu, sıcaklık-soğukluk durumu, gürültü durumu, ortamın temizliği, araç-gereç durumu, sınıfın boyası ve görünümü gibi faktörler etkilemektedir. Bu faktörlerin öğrenme-öğretme sürecinde etkin rol oynadığı inkâr edilemez. Bundan dolayı yukarıda sayılan durumların en uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

Öğrenci Sayısı

Sınıfta öğrenci sayısının genel olarak 30’un üstünde olması istenmeyen bir durumdur. Ancak bir sınıfta şu kadar öğrenci olmalıdır demek gerçekçi olmaz. Bu durum dersin niteliğine, eğitimin düzeyine ve türüne göre değişebilir. Grubun büyüklüğü arttıkça üyelerin etkinliği ve katılımı azalır. Büyük gruplarda bireyler, yapılan tartışmalardan daha az doyum sağlar. Diğer taraftan küçük gruplarda da gruba olan bağlılık, üyelerin doyumu ve benlik saygıları daha yüksek olur. Küçük gruplarda üyeler yaptıkları işi daha anlamlı bulurlar, daha az devamsızlık yaparlar ve daha üretkendirler. Bu durumda, sınıf yönetimi açısından sınıfta bulunan öğrenci sayısının az olması önemlidir.

Boyut ve Hacim

Eğitim ortamı; birçok öğrencinin birlikte bulunduğu ve öğrenme etkinliklerinin yapıldığı ortam olarak düşünüldüğünde, bu ortamın verimli olabilmesi için boyutlarının belirli standartlarda olması gerektiği açıktır.

Sınıflarda yükseklik gün ışığı durumuna göre ayarlanmalı, ancak en az 3 metre olmalıdır. Sabit sıralı dersliklerde sıraların tahtaya mesafesi en az 2 metre olmalı ve bu mesafe en son sıraya kadar 9 metreyi geçmemelidir.

Sınıf pencerelerinin alanı derslik taban alanının %18' inden aşağı olmamalıdır. Sınıflarda öğrenci başına düşen kullanım alanı 1,2 m2’den az olmamalıdır.

Sınıflarda kapılarının genişliği en az 90 cm olmadır. Sınıf kapılarının genişliği 140 cm ve daha fazla olursa kapılar çift kanatlı yapılır. Sınıf kapıları koridora doğru açılmalıdır. Çift taraflı derslik bulunan koridorlarda kapılar karşılıklı açılmamalıdır. Sınıf kapısı derslik içinde ön sıra ile yazı tahtası arasında olmalıdır.

Aydınlatma

Sınıfların aydınlatılmada başlıca amacı; eğitimsel görevin gerektirdiği gibi iyi bir görme ortamı sağlamaktır. Böyle bir ortamı hazırlamak çok kolay gibi görünse de yıllardır ışıklandırma konusu geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Tartışmanın odak noktası eğer varsa ne kadar gün ışığından faydalanılmalı, aydınlatmanın türü, elektrikle aydınlatmanın düzenlenmesi, parlak numunelerin özellikleri; aydınlatma düzeyi, parlaklık ve parıltı gibi unsurlardır.

Işık, insan psikolojisi üzerinde etkili olan önemli bir fiziksel değişkendir. Sınıfta eğitim etkinliklerinin rahat bir ortam içinde gerçekleşmesi için, ışık yeterli olmalıdır. Gereğinden çok aydınlatma veya yetersiz aydınlatma ilginin dağılmasına neden olur. Örneğin; aşırı ışık veya yetersiz aydınlatma gözü yorar.

Sınıfların aydınlatılması olanaklar ölçüsünde doğal olarak gün ışığından yararlanılarak yapılmalıdır. Yapay aydınlatmanın gün ışığının yerini tutması olanaksız olmakla birlikte, yapılan aydınlatma gün ışığına yakın olmalıdır. Ancak yapay olarak aydınlatmak gerektiğinde sınıflar, florasan tip ampullerle aydınlatılmalıdır.

Optik çevreyi öğrenmeye uygun hale getirmek çok önemlidir. Çünkü insan gözü, aşırı derecede karmaşık makul doğrulukta ışıldayan ortamlarda çok geniş mesafede görev yapan görüşle ilgili hassas ve yetenekli bir araçtır.

Renklendirme

Renk uygulamaları haliyle görünürlük üzerinde etki eder, Hollandalı profesörler ve Harward Üniversitesinden Skinner'in deneyleri rengin öğrenmenin bir öğesi olabileceğini kanıtlamıştır. Öğrenme ortamlarında genellikle beyaz ışıklandırma sistemi kabul edilir. Bunlar okullarda öğrenciler için hazırlanmış öğrenme koşullarıdır. Renk diğer bir yönde öğrenciyi öğrenmeye güdüleyen bir etmen de olabilir.

Eğitim ortamları için genellikle açık renk tonları tercih edilmelidir.

İklimlendirme

Eğitim ortamlarında ısı ve nem çalışma performansını etkileyen önemli özelliklerdendir. Bununla birlikte öğretim ortamındaki, sıcaklık çevresi göz önünde bulundurulmalıdır. "Sıcaklık çevresi"' terimi eğitimcilerin sözlüğüne nispeten yeni eklenmiş bir terimdir. Sıcaklık çevresi, ısıtma, havalandırma, hava dolaşımı, hava soğutma, hava temizleme, nem kontrolü ve taze havayı kapsar. Öğrencilerin öğrendiklerini kavramada fiziksel sağlığına, zihinsel sağlığına ve bağlantılarına ek olarak diğer öğrencilerle ve öğretmenler ile ilişkisine de belirgin bir etkisi vardır.

Birçok okul planlamacısı uygun öğrenme ortamlarının en temel problemlerinden birisinin oda içerisindeki ısı kazançlarının düzenlemesi olduğunu düşünmektedir. Dış sıcaklık düşük olduğu zaman dış havanın sınıf içine girmesi gerçek soğumanın yeterli olması için en ekonomik yaklaşımdır. Fakat en uygun yaklaşım, bu havanın sınıf içinde nasıl dolaşacağı şeklinde olmasıdır. Eğer soğuk hava öğrencilere doğru yüksek hızda yönelirse rahatsız edici ve sağlık için zararlı şartlar oluşacaktır. Sınıf sıcaklığı, öğrencilerin güvenliği ve üretkenliği ile çok yakından ilgilidir. Aşırı sıcak ve soğuk öğrenme ortamlarında öğrencilerin derse yönelik konsantrasyonlarının olumsuz etkileneceği belirtilmiştir.

Akustik ve Gürültü

Gürültü, rahatsız edici, işitmeyi engelleyici, dikkati dağıtıcı, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozucu bir değişkendir. Sınıf dışından gelen gürültünün engellenmesi daha güçtür, bu iş okul yapımı sürecinde düşünülmelidir. Gürültü kaynakları dışarıdan ise kapı, pencere, duvar yalıtımı yapılmalı, içerideki cihaz ve araçlardan kaynaklanıyorsa gerekli tedbirler alınmalıdır. Genellikle bilgisayarların soğutucu fanları, regülatör, klima gibi gürültü kaynakları bakımsızlık ve tozlanma nedeniyle gürültü yapmaktadırlar. Sınıf içinden kaynaklanan gürültüyü azaltmanın temel yolu, sınıf kurallarının gürültüyü de içermesi, bu kurallara özenle uyulmasıdır.

Sınıf ortamında sesin, konuşmacıdan dinleyicilere yansımalar olmadan ulaşması, istenen bir durumdur. Sesin doğrudan ulaşması halinde yansımalar, gürültüye dönüşmeyecektir. Sesin maksimum düzeyde yansımasız olarak dinleyiciye ulaşması için öğretmenin ses tonu, öğretim metodu ve sınıfta oluşturulan ses düzeneği önemli rol oynamaktadır. Sesin ilk yansımaları, dinleyicinin dinlediklerini anlama düzeyini olumlu yönde etkilemektedir. Bu nedenle ilk yansımalar, öğretim için yararlıdır. Yansımaların yansımaları ise gürültü olarak ortaya çıktığından sınıf ortamında istenen bir durum değildir.

Karbondioksit Miktarı ve Havalandırma

Havalandırma, kirlenen iç havanın tazelenmesi ve sağlık için yeterli O2 ve CO2’ye sahip temiz dış havanın sağlanmasıdır. Temiz havanın sağlanması için ortamda bulunan malzemeler ve insanlardan kaynaklanan kirleticilerin kontrolü gerekmektedir.  

Havalandırma miktarı, ortamdaki kişi sayısına ve ortam alanına bağlı olarak değişmektedir. İnsanlar nefes alıp vermeleri ile iç ortama karbondioksit verirler. Sınıfta oturan ve herhangi bir işle uğraşmayan öğrenci bile saatte 15 litre CO2 üretir.  Bu yüzden iç ortamda havalandırma yapılmazsa sınıftaki öğrenci sayısı artıkça, CO2 derişimi artar. Bu da öğrenim ortamını olumsuz etkiler.

Kaynakça:

  1. https://core.ac.uk/download/pdf/236387041.pdf
  2. http://earsiv.cankaya.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.12416/2076/Erdo%C4%9Fan%C3%87elik%C3%A7i%2CFiliz.pdf?sequence=1&isAllowed=y
specialOffer

Haziran ayı fırsatları için hemen iletişime geçin!

İletişim
Bilgi ve randevu için hemen iletişime geçin !